Ana sayfa arrow Sağlık ve Bakım arrow Kedi Bakımı, Beslenmesi ve Hastalıkları arrow Kedi Lösemi Vİrüsü
Kedi Lösemi Vİrüsü    
grikedi.jpgÖzellikle sokakta yaşayan kedilerde görülen, bulaşıcı ve ölümcül nitelikteki kedi lösemi virüsü enfeksiyonu hakkında en sık sorulan sorular ve yanıtları

Kedi Lösemi Virüsü ( FeLV)

    

Kedi Lösemi Virüsü (FeLV), günümüzde evcil kedilerde öldürücü nitelikte hastalık oluşturan bir retrovirüstür.

   

FeLV kediden kediye nasıl bulaşır?

Kedi lösemi virüsü, enfekte hayvanın salya, göz yaşı ve muhtemelen idrar ve dışkısı ile dışarı atılır. Etkin bir bulaşma için ısırık yarası ya da uzun süreli kedi ile kedi kontağı olması gereklidir, çünkü virus sıcak ve kuru ortamda hızlı bir şekilde inaktive olur.

Bir kedi FeLV Enfeksiyonu ile ne kadar süre yaşayabilir?

FeLV hastası olan bir kedi, hastalık teşhis edildiğin de, hastalığın hangi safhada olduğuna bağlı olarak, birkaç haftadan birkaç aya kadar yaşayabilir.

 

 

Kediler FeLV’ ne karşı bağışıklık kazanabilirler mi?

Virüsle karşılaşan yetişkin kedilerin belirli bir kısmında bağışıklık gelişmiştir ve devamlı olarak viremik hale geçmemişlerdir ( virüsü kan ve kemik iliğinde belirsiz olarak taşırlar ). Genellikle bu kediler normal yaşam sürelerinin sonuna kadar yaşarlar. Bununla birlikte, bazılarında virüs, değişken zaman dilimlerinde etkinliğini kaybetmiş olarak, vücutta bir yerde kalabilir. Böylece kediler strese maruz kaldıktan ya da bağışıklık sistemlerini baskılayan ilaçlarla tedavi gördükten bir süre sonra, FeLV’ nün birden ortaya çıkıp, hastalık oluşturabileceği düşünülebilinir.

 

Eğer kedimiz FeLV hastası ise bize, çocuklarımıza ya da köpeğimize bu hastalık geçer mi?

FeLV ’ünün insanlara geçme ve hastalık oluşturma ihtimali tamamen inkâr edilemese de, on yıllık yoğun araştırmalara rağmen halen geçişin olduğuna dair kesin bir kanıt bulunmamaktadır. Aynı zamanda insanlarda AİDS ile FeLV arasında bilinen bir benzerlik yoktur. FeLV’ nün insan hücre kültüründe üreyebildiği doğrudur; bu durum insanlarda hastalık oluşturmayan diğer enfeksiyöz hastalık etkenleri içinde aynıdır. Keza FeLV’ ünün köpekler tarafından taşındığı ya da herhangi bir hastalığa neden olduğuna dair hiçbir kanıt bulunmamaktadır.

 
   
   

KLİNİK BELİRTİLER

 

Klinik belirtiler nelerdir?

 

FeLV’ ünden dolayı en sık rastlanılan klinik belirtiler anemi, sarılık, depresyon, kilo kaybı, iştah azalması, ishal ve kabızlık, dışkıda kan, büyümüş lenf yumruları, güç solunum, kuvvette azalma, aşırı su içme ve idrar yapma, fötusun resorpsiyonu, düşük yapma, infertilite, yavruların zayıf ve güçsüz doğması ve panleukopeni ( kedi gençlik hastalığı ) benzeri sendromu kapsar. Aynı zamanda FeLV kedinin enfeksiyöz hastalık etkenlerini savuşturma yeteneğine de zarar verir, bu durumda neredeyse her şiddetli, kronik hastalık veteriner hekimin FeLV’ nden şüphe etmesine yol açar.  FeLV ile enfekte olan bazı kediler kanser olurlar. Bu kedilerde tümör kitleleri solunum güçlüğü, ishalle birlikte görülen barsak yangısı, kusma veya kabızlık; karaciğer ya da böbrek hastalığı; gözlerde bulanıklık; ve nörolojik anormallikler gibi problemlere neden olur.

 
 

 FeLV TESTLERİ VE YORUMLARI

 
 

FeLV test sonuçları ne anlam taşımaktadır?

En sık kullanılan iki tip FeLV testi mevcuttur ; ELISA, (veya kit testi, veteriner kliniklerinde kolaylıkla uygulanabilen test) ve IFA ( Aynı zamanda slide test yada Hardy Test, özel  laboratuarda uygulanabilen test). Her iki testte virüsün kan dolaşımında  yada, kan serumunda (ELISA testi) dolaşan veya enfekte beyaz kan hücrelerinin (IFA testi) içinde bulunan protein kısmını bulur. Positif yada negatif testin yorumu veteriner hekimin bu iki testten hangisini seçmiş olduğuna bağlıdır.

Kedi lösemi virüsü, enfeksiyonun iki farklı safhası sırasında kanda mevcut bulunur ( virem, olarak adlandırılan durum ). ELISA testi birincil viremiyi tespit eder – kemik iliği enfekte olmadan önceki safha, kedi bağışıklık sisteminin halen virüsü yenme şansı vardır. ELISA testi aynı zamanda ikincil viremi safhasındaki virüsü de tespit edebilir – virüsün kemik iliğine hücum etmiş, böylece kedide ömür boyu ayak basacak sabit yeri edinmiştir.

ELISA testi ile karşılaştırıldığında, IFA testi başlıca ikincil safhada bulunan virüsleri tespit eder. Enfeksiyon bir kez bu safhaya ilerlediğinde, ‘’geri dönüş noktasını’’ geçmiş olur. Bu nedenle, IFA  sonucu pozitif çıkan  kedilerin çoğu, hayatları boyunca pozitif kalırlar. Bu kediler ki bunların çoğu ELISA-pozitiftir, FeLV’ ünü tükürükleriyle etrafa saçarak diğer kediler için enfeksiyon kaynağı oluştururlar.

Negatif sonuç veren FeLV testi, ne FeLV’ne karşı bağışıklığı ne de kedinin hiç virüsle karşılaşmadığını ifade eder ( bu virüse karşı oluşan antikor için değil, virüs için yapılan bir testtir ). Negatif sonuç:

  1. FeLV ile hiç karşılaşmayan  ( hepimizin umduğu durum)
  2. Testin tespit edebileceği safhanın daha erken bir döneminde, inkübasyonda (beklemede)  olan virüsün mevcut olduğu ( bu kediler daha sonra pozitif test sonucuna sahip olabilirler)
  3. Bir önceki enfeksiyonu yenerek, devamlı viremik hale geçmeyen
  4. Daha önceden virüs ile enfekte olan ve hastalığa yakalanan, fakat bazı nedenlerden dolayı test yapıldığında kan dolaşımında virüs bulunmayan

kediler de çıkabilir.

ELISA testleri aynı zamanda tükürük ve göz yaşı salgılarında bulunan virüsleri da saptayabilir. Testlerde bazı değişkenlik seviyeleri mevcuttur ve bazı pozitif hayvanlar gözden kaçırabilinir. Bu durumda tükürük ve gözyaşı testleri beklide sonucu belirlemede ( örn..evde yada barınakta belli sayıda olan kedilerde FeLV olup olmadığını tespit etmede) ve test için kan örneği almanın zor olduğu kedilerde en iyi seçilmiş testlerdir.

 

Kedim için iki farklı test sonucu aldım. Bu ne anlama gelir?

Oldukça sık rastlanılan bu problem ‘çelişen test sonuçları’ olarak adlandırılır. Yukarıda da belirtildiği gibi, IFA ve ELISA testlerinin her ikisi de kedilerin kanın da bulunan , fakat kanın farklı bölümlerindeki FeLV’ nü tespit ederler ( serum ve beyaz kan hücreleri gibi). Eğer kedi aynı anda ELISA pozitif ve IFA negatif ise, bu durumda virüs ELISA ile tespit edilebilen ve genellikle IFA’nın tespit edemediği birincil viremi safhasındadır.  Aynı test ile iki farklı zamanda test edilen kedi, farklı sonuçlarla karşılaşabilir, özellikle ELISA testinde pozitif test sonucu sekiz hafta sonra test tekrarlandığında negatif olarak değişebilir. Bu durum kedinin virüsün yayılmasını başarılı bir şekilde kısıtladığını ve böylece virüsün hiçbir zaman ikincil viremi safhasına geçemeyeceğini gösterir.

Bazı sağlıklı kediler uzun bir süre ELISA-pozitif, IFA-negatif kalabilirler. Bu kediler FeLV’ nü hala sekesterleşmiş enfeksiyon halinde taşırlar fakat tükürükleriyle görünüşte virüsü saçmazlar ve böylece virüsü diğer kedi dostlarına taşımamış olurlar. Aynı zamanda hastalığın erken döneminde IFA- negatif olan bir kedinin daha sonra pozitif hale geçmesi olasıdır. Bir kere IFA- pozitif hale gelen kedi,genellikle hayatı boyunca pozitif kalır ( kalıcı viremi). Ne zaman testler arasında uyuşmazlık olursa, testlerden biri kesin sonucun belirlenmesi için tekrarlanmalıdır.

Sonuç olarak, iki testin sonuçları birbirine uyumlu olmadığında, bir tanesinin yanlış sonuç verme şansı vardır. Testlerin % 100’ ünün doğru olmadığı bir gerçektir fakat doğru olmayan test sonucu alma ihtimalinizin oluşu bütün umutlarınızı bağlıyacağınız bir durum değildir.

 

Kedimin FeLV test sonucu pozitif çıktı fakat gayet sağlıklı görünüyor. Bu durumda kedim hastalanıp, ölebilir mi?

  

Ardı ardına uygulanan iki yada daha fazla testlerde kedinizin pozitif olduğunu doğrulansa bile bu durum kedinizin muhakkak öleceği anlamına gelmez. FeLV – pozitif olup sağlıklı görünen kediler, belirli bir yaşam süresi tahmin etmek imkansız olsa da birkaç aydan birkaç yıla kadar yaşayabilirler. Bu durumdaki kediler muhtemelen virüsü saçarak diğer kedilerinde enfekte olmasına sebep olurlar, bununla birlikte sizlerin hastalığın yayılma şansını azaltmak için önlemler almanız gerekmektedir. Ek olarak, vücudun virüse karşı verdiği reaksiyon, FeLV hastalığının başlıca problemlerinden vücudu korur fakat yine virüsün neden olabileceği bağışıklık sisteminin baskılanmasından koruyamaz. Böylece kediniz diğer enfeksiyöz hastalıklara karşı daha duyarlı hale gelebilir ve daha dikkatli izlenmeye gerek duyar, hastalık apaçık oluşmadan tedaviye başlanmalıdır.

TEDAVİ

 
 

Bu hastalığın tedavisi var mı?

Günümüzde FeLV enfeksiyonunun tedavisi bulunmamaktadır. Bir takım kemoterapötik ilaçlar geliştirilmiştir ve kedide mevcut olan hastalığın tipine ve kedinin fiziksel kondisyonuna dayalı olarak bu ilaçlar bazı vakalarda geçici iyileşme sağlamaktadır. Bu ilaç tedavileri kedinin birkaç haftadan birkaç aya değişen süre zarfında yaşamına oldukça sağlıklı şekilde devam etmesine olanak sağlar. Bununla birlikte bu uygulamaların kalıcı tedaviler değil, sadece hastalık belirtilerini azaltıcı uygulamalar olduğu anlaşılmalıdır. Kemoterapötik ilaçlar oldukça güçlüdür ve hastayı aşırı ilaç yüklemesinden korumak için etkileri çok dikkatli olarak izlenmelidir. FeLV enfeksiyonun tedavisinde interferonuda kapsayan bir çok anti-viral bileşimler kullanılabilir. Halen üzerinde araştırmalara devam edilen bu bileşimler, kematerapötik ajanlardan daha güvenli olmaktadır ve halen kedinin kanında mevcut olan virüs miktarını azaltabilmekte, hastalığın klinik belirtilerinin ortaya çıkma süresini de uzatabilmektedirler. Henüz anti-viral bileşimler FeLV enfeksiyonu yada hastalığı için kesin tedavi oluşturamamaktadır. Sürmekte olan ek araştırmaların FeLV hastalığını tedavi edecek anti- viral terapileri üreteceğini umuyoruz.

 
 

Yüksek miktarlarda C vitamini verilmesi FeLV’ ne karşı etkili olur mu?

Lösemili kedilerin tedavisinde vitamin C’ nin etkili olduğuna dair hiçbir bilimsel araştırma bulunmamaktadır. Kedi viral rhinotrahitis, köpek gençlik hastalığı ve insanlarda solunum yolu enfeksiyonlarında yapılan kontrollü çalışmalar yüksek dozlarda vitamin C uygulamasının etkili olmadığını göstermiştir. Tabiî ki, multivitamin ve mineral katkıları hasta ve düzenli olarak yemek yemeyen hayvanlar için yararlı olabilmektedir, bununa birlikte bu tür katkıların belirli dozlarda hastalığı tedavi edeceği iddiasını destekleyen çok az delil bulunmaktadır. Hayvan sağlığına genel destek sağlamasının yanı sıra, vitamin ve mineral katkıları, kanımızca barınaklarda FeLV’ nün saçılmasını önlemede ve kedinin enfeksiyonunu tedavi etmede kesinlikle etkili değildir.

 

Madem FeLV enfeksiyonu için bir tedavi yok o zaman Veteriner Hekimim neden steroyid tedavisi yapmak istedi?

Steroyid ( prednisolon gibi) ile yapılan terapiler kan dolaşımında bulunan beyaz kan hücrelerinin ( lemfositler) sayısını azaltmada etkili olurlar. Lösemili bir kedi kan dolaşımında yüksek miktarlarda anormal ( kanserli) lemfositlere sahiptir; bu nedenle steroyid tedavisi bunların yok edilmesine yardımcı olur. Aynı zamanda Prednisolon, FeLV’ nün sebep olduğu bazı katı tümörlerin (lenfosarkom gibi) hücrelerine karşı direkt olarak etkili olabilmektedir. Ayrıca steroyidler normalde yaşlanan kırmızı kan hücrelerinin yıkımlanmasından sorumlu olan hücreleri de yok ederler; bu etkileri anemi ile savaşa ve sıklıkla FeLV’ ne eşlik eden aşırı kırmızı kan hücresi yıkımına yardımcı olabilmektedir. Steroyidler ve FeLV her ikisi de bağışıklık sistemini baskıladığından, steroyid terapisine davam eden FeLV- pozitif kedinin  özellikle diğer hastalıklara karşı savunmasız olduğunu hatırlamak oldukça önemlidir.

 

KORUNMA

 

Kedimi FeLV’ den koruyan bir aşı var mı?

Kedinizin FeLV enfeksiyonuna karşı korunmasına yardımcı olabilen birçok aşı bulunmaktadır. Aşılar farklı metotlarla üretilirler ve ya inaktive edilmiş tüm virüsü (ölü) yada virüsün bir protein parçasını içerirler. Her iki tip aşıda da koruma prensibi aynıdır.

 

FeLV aşıları güvenli midir?

FeLV aşıları, kedilerde genelde kullanılan diğer aşılar kadar güvenlidir. Hayvanlar ve insanlarda kullanılan diğer aşılarda olduğu gibi, oldukça küçük sayıdaki aşılamalarda aşıya karşı bazı reaksiyonlar oluşabilmektedir. FeLV aşısı ile aşılanan kedilerin büyük çoğunluğu hiçbir reaksiyonla karşılaşmamaktadır. Sık olarak, kediniz aşılamadan birkaç saat yada bir  iki gün sonraya kadar biraz kırıklık hisseder. Nadir durumlarda, aşının bileşenlerinden birine, ateş, ishal ve halsizlikle sonuçlanan, alerjik bir reaksiyon gelişebilir. Bu alerjik reaksiyon Veteriner Hekiminiz tarafından tedavi edilebilir.

 

Kedi FeLV aşıları nasıl etki eder?

Aşılı kediniz virüs ile karşılaştığında, FeLV aşıları inatçı FeLV enfeksiyonlarından korunmada oldukça etkilidir. Hiçbir aşı % 100 etkinliğe sahip değildir ve bu FeLV aşısı içinde doğrudur. Bu aşılar tarafından oluşturulan immun yanıt virüsle karşılanan kedilerin çoğunu virüs enfeksiyonundan koruyacaktır. Kedi lösemi virüsü ile karşılaşan aşılı kedide sıklıkla transient viremi (geçici olarak 12 haftaya kadar FeLV pozitif hale gelir) gelişir, fakat aşı tarafında oluşturulan immun yanıt virüsü kedinin klinikman hastalanmıyacağı şekilde kontrol altına alır. Ne yazık ki çok az bir orandaki FeLV aşılı kedi, FeLV ile karşılaşmada virüse karşı korunamazlar.

 

Kedim kaç yaşında FeLV için aşılanmalıdır?

Yavru kediler sekiz ila on haftalık yaşa ulaştıklarında  ilk olarak ve ilk aşılamadan üç ila dört hafta sonrada ikinci doz ile iki kez aşılanmalıdırlar. Enfeksiyon riski olduğunda kedi FeLV’ ye karşı yılda bir kez aşılanmalıdır.

 

Eğer kedim aşılanırsa, FeLV- pozitif bir kediyle yaşaması güvenli olur mu?

FeLV aşıları % 100 etkili değildir ve bu yüzden aşılı kedi, kalıcı olarak enfekte olan ( FeLV- pozitif kedi) kediyle aynı evde yaşarsa bir derece risk oluşur. FeLV- pozitif kedilerin aşılı olsalar bile FeLV-negatif kedilerle aynı evde yaşamaması tavsiye edilir. FeLV’ne karşı aşılanan kedinin, FeLV ile karşılaşma durumunda, aşılanmamış olana göre çok daha fazla başarılı direniş gösterme şansı vardır.

Aşı, FeLV’ nü tespit eden testleri etkiler mi?

Hayır, aşı ELISA yada IFA testlerinden ikisini de etkilemez. Aşılar canlı virüs içermezler ve testler virüse ait belirli bir proteini belirlerler. FeLV’ ne karşı oluşan antikorlar, aşılama sonucu üretilirler ve teşhis için kullanılan testler ile bulunamazlar.

 
 
[+]
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size