Ana sayfa arrow Sağlık ve Bakım arrow Kedi Bakımı, Beslenmesi ve Hastalıkları arrow YANGISAL BARSAK HASTALIĞI
YANGISAL BARSAK HASTALIĞI    
images/sleeping_kitten.jpg
Yangısal barsak hastalığı bir gurup kronik gastrointestinal hastalık olarak tanımlanır. Tam olarak nedeni bilinmemekle birlikte her yaştaki kediler bu hastalığa yakanabilir.
 

Yangısal Barsak Hastalığı

( İnflammatory Bowel Disease, IBD )

Yangısal barsak hastalığına yakalanan kedilerde kusma ve ishal (diare) dehidrasyona neden olur ve tedavi edilmezse yaşamı tehdit edici durum ortaya çıkar. Bu nedenle bu belirtilere sahip olan kedilerin Veteriner Hekim tarafından muayene edilmeleri gereklidir. Kusma ve ishalin bir çok nedeni olabilir, fakat yangısal barsak hastalığı (IBD) kedilerdeki gastrointestinal problemlerin başlıca nedenidir. Her yaştaki kediler etkilense de, orta-yaşlı ve yaşlı kediler IBD ‘ye daha duyarlıdır.

IBD  bir grup kronik gastrointestinal bozukluk olarak tanımlanır. Mikroskobik olarak sindirim kanalını kaplayan hücrelerin (mukoza) içine yangısal hücrelerin infiltre olması (sızması)  ile karakterizedir. IBD' nin nedeni bilinmemektedir fakat dokulardaki mikroskobik değişimler (histopatoloji) immunolojik faktörlerin önemli rolü olduğunu ima etmektedir.

IBD' nin kedilerde en sık rastlanılan formu lenfositik - plasmasitik enterokolitistir. Bunun anlamı açıklanacak olursa, lenfositler ( bir tip beyaz kan hücresi ) ve plasma hücreleri ( antikor üreten hücreler) mukozada bulunan birincil tip yangı hücreleridir. Daha az rastlanılan formları, mevcut yangı hücrelerinin hakimiyetine göre  eosinofilik, nötrofilik ve granulamatöz olarak adlandırılır. Enterokolitis, bu tip IBD' de kalın ve ince bağırsakların yangısını işaret eder. Sadece ince bağırsaklarda yangı oluştuğu durumlar enteritis; sadece kalın bağırsaklarda yangı oluştuğu durumlar kolitis; ve midede yangı hakim olduğu durumlarda gastritis olarak adlandırılır.

 

TEŞHİS

Gastrointestinal hastalığın diğer nedenlerini de ortaya çıkarmak için, Veteriner Hekiminiz total kan sayımı, serum biyokimyası, serum tiroksin seviyesi, kedi lösemi virüsü (FeLV)  ve kedi aids virüsü (FIV) testleri, idrar analizi, paraziter ve bakteriyel ajanlara karşı dışkı muayenesi, diyet denemeleri ve batın radyografisi yada ultrasonografisini kapsayan bir takım teşhise yönelik testler yapabilir.

Teşhise yönelik testlerin en kesin sonuç vereni intestinal duvardan alınan küçük bir parçanın mikroskobik muayenesidir ( mukozal biyopsi). Doku örnekleri batın ameliyatı (örn : laparatomi) yada endeskopik muayene esnasında elde edilebilir. Her iki prosedürde de genel anestezi gerekmesine rağmen, duyarlı olan gastrointestinal kanal kısmına ve mevcut ekipmana bağlı olarak seçilecek metot değişebilir.

 

TEDAVİ

Bir çok kedide medikal terapi ve diyet yönetimi kombinasyonu ile IBD başarıyla kontrol altına alınır. Tek bir mükemmel tedavi olmaması yüzünden, Veteriner Hekiminiz kediniz için en iyi terapiyi bulmak için birçok farklı kombinasyonları denemek zorunda kalabilir.

 

DİYET YÖNETİMİ

Yemek antijenlerine karşı duyarlılık bazı kedilerde gastrointestinal yangıya katkıda bulunur, dolayısıyla diyette yapılan değişim sıklıkla semptomatik iyileşme sağlar. IBD tedavisinde etkili olan birçok dengeli ticari diyet mevcuttur.

Ev yapımı diyetler, ticari diyetleri ret eden kediler için alternatiftir. Veteriner Hekiminiz size uygun tarifi verecektir. İdeal olarak, diyet kedinin normalde tüketmediği tek bir protein kaynağı içermelidir. Bir çok kedi için diyete lif katılması yararlıdır. Diyet değişimi sonrasında kedilerin iyileşmesi bir kaç hafta yada daha uzun zaman alabilir ve bu beslenme denemesi sırasında, diğer tüm yemek kaynakları

( yemek artıkları, ikramlar ) diyetten elimine edilmelidir.

 

MEDİKAL TERAPİ

IBD'li kedileri tedavi etmede kortikosteroidler oldukça sık kullanılır. Bu ilaçlar güçlü anti-inflammatuar ( yangı giderici ) ve immunosupresiv ( bağışıklık sistemini baskılayan ) özelliklere sahip olmasıyla birlikte kedilerde çok az yan etkiye sahiptir. Buna ek olarak kortikosteroidler iştahı sitimule edebilir ve intestinal sodyum ve su absorbsiyonunu artırabilir. Oral prednison, etki sürekliliğinin kısa olması ve uygun tablet büyüklüğünün mevcut olması nedeniyle en çok kullanılan kortikosteroidtir. Eğer gerekliyse ağızdan ilaç vermesi zor olan veya aşırı kusma ve malabsorbsiyon bulunan kedilerde enjektabl kortikosteroid terapisi kullanıla bilinir.

Antibiyotikler, metronidazole yada tylosin gibi, diyet yönetimi ve kostikosteroid terapisi kombinasyonlarının layıkıyla hastalığı kontrol edemediğinde yararlı olabilirler. Düşük dozlarda kullanıldığında metronidazol terapisinin yan etkileri genellikle görülmez fakat iştahta azalma ve kusma görülebilir. Aşırı salivasyon ilacı alan kedilerde oldukça sık görülen bir reaksiyondur. Bu durum muhtemelen ilacın kötü tadı nedeniyle oluşur. Sulfasalazine, kalın barsak yangısında (kolitis) oldukça sık kullanılan bir medikasyondur.

Eğer bu medikasyonlardan hiç biri belirtileri kontrol altına alamazsa, daha etkili immunosupressiv ilaçlar gerekli olabilir, fakat bunların Veteriner Hekiminiz tarafından yakından monitorize edilmesi gereklidir.

 

PROGNOZ

Yangısal barsak hastalığının tedavisi nadiren mümkündür, fakat bir çok durumda medikasyon ve diyet yönetimi ile tatmin edici bir şekilde kontrol edilebilir. Tedavi protokolü tam olarak takip edilmezse hastalık nüksedebilir.

 

           

 

 

 
[+]
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size